Sakal Çıkarma Yolları

Sakal Çıkarma Yolları

akallar doğru kullanıldığı takdirde erkeklerin en önemli aksesuarları haline gelmektedir. Özellikle son zamanlarda sakalın kıymeti erkekler tarafından daha çok anlaşılmaktadır. Erkeksi, olgun ve oturaklı bir hava katan sakallar kimi erkeklerce aranıp bulunamayan bir şeydir. Sakal çıkarma yollarını araştıranlar için sakalın çıkmasını engelleyen sebeplerden ve bazı tavsiyelerden bahsedilecektir.

Sakal Neden Çıkmaz?

Vücudun tüy çıkarması beklenilen bölgelerinde tüyün yeterli miktarda ve yeterli gürlükte çıkmaması durumunu pek çok erkek yaşamaktadır ve bu durum “köselik” olarak adlandırılmaktadır. Hormon bozukluğu ya da genetik faktörler köseliğin en önemli sebeplerindendir. “Testosteron” hormonu erkeklerde sakalların çıkmasında etkin göreve sahiptir. Ergenlik çağında bu hormon vücutta yeterli salınım gerçekleştiremediği takdirde kişiler sakal konusunda problem yaşamaktadır. Hormon kaynaklı köselikte sadece sakal çıkmaması değil cinsel fonksiyonlarda da belirgin bir şekilde yetersizlik, kas dokusunda zayıflık ve ses tellerinde de incelik mevcuttur. Köselikte sakallar çıksa bile seyrektir ve oldukça ince yapıdadır.

 

Testosteron kaynaklı olmayan sakal dökülmesi durumu da vardır. Ciddi bağışıklık sistemi problemi bunda etkendir. “Alopesi areata” bağışıklık sistemini şaşkına çeviren bir hastalıktır. Bağışıklık sistemi vücudun kendi hücrelerine yabancılaşmaya ve o hücrelerle savaşmaya başlamaktadır. Bu de etkisini ilk önce sakallarda öbek öbek anormal dökülmelerle belli etmektedir. Halk arasında bu durum “saçkıran” ya da “sakal kıran” olarak adlandırılmaktadır. Bağışıklık sisteminin algısını çökerten bu durumun daha çok psikolojik kaynaklı olduğu bilinmektedir. Aşırı stres altındaki kişiler bu durumla çok karşılaşmaktadır. Genellikle bir süre sonra dökülen saç ya da sakal kısımları yeniden çıkmaktadır; ancak nadir de olsa çıkmama durumları vardır. Önlem amaçlı uzmana başvurmakta ve sebeplerini araştırmakta yarar vardır.

Sakal Nasıl Çıkarılabilir?

Genetik durumlarda yöntemler pek işe yaramamaktadır. Ancak testosteron hormonu kaynaklı bir köselik söz konusuysa takviye yolu ile bu sorunun üstesinden gelmek mümkündür.

Testosteron Arttırıcı Yiyecekler:

İçerisinde testosteron barındıran ilaç ya da merhemler, ya da eşeysel hormonları aktive edecek yiyecekler tüketilebilmektedir. Muz, pırasa, yumurta, karides bu hormon canlandırıcı yiyeceklerden bazılarıdır. Kaliteli proteinler ( örneğin siyah et) mümkün olduğunca bol tüketilmelidir. Bilinçsiz diyet faktörü de testosteron hormon seviyesini düşürmektedir. Bazı diyet programları kişiyi aşırı derecede yağlardan uzak tutmaktadır Bu durum sadece hormon için değil eklemler ve bağışıklık için de problem oluşturmaktadır. Kişiler diyet programlarını uzmanlardan yardım alarak oluşturmalıdır. Yaşanan şikâyetler de uzmana muhakkak bildirilmelidir.

Spor:

Spor testosteron hormonunu aktive eden en önemli unsurlardan birisidir. Ancak sporun yorucu olması ve etkin şekilde kasları çalıştırması gerekmektedir. Kalp problemi olanların spor konusunda doktorlarına danışmalarında fayda vardır.

 

Stres Faktörünü Düşürücü Aktiviteler:

Özellikle sakal kıran hastalığı için en önemli madde budur. Stresin hormon seviyelerini fazlasıyla etkilediği bu gün pek çok uzman tarafından belirtilmektedir. Stres düşürücü nefes egzersizleri, sabah yürüyüşü, egzersiz programları, yoga, yasemin-melisa-papatya çayları stres düşürme yolunda yardımcı olacak elemanlardır.

 

Vitamin ve Mineral Alımları:

Ciddi problemlere dayalı olmayan sakalsızlık durumunda bir diğer etken alınan vitamin ve mineral seviyelerindeki düşüklüklerdir. Sakalda en önemli vitamin D vitamini, en önemli element ise çinkodur. Vejeteryan kişiler bu sıkıntıyı çokça yaşamaktadırlar. Kaliteli protein grubuna giren siyah ve beyaz etler çinko açısından oldukça zengin yiyeceklerdir. Baklagiller vücudun ihtiyacı olan çinkoyu yeterince sağlayamamaktadır çünkü etteki ve baklagillerdeki protein çeşitleri farklılık göstermektedir. Hiçbir besin diğerinin yerine geçememektedir. Yine de hiçbir şekilde et yiyemeyen kişiler çinko açığını takviyeler ile giderebilmektelerdir.

 

Besleyici Yağlar:

A, C, E vitaminleri kıl kökü besleyiciliği konusunda çok önemli vitaminlerdir. Badem yağı, çörekotu yağı gibi zengin vitaminli yağlar bu konuda kişilere yardımcı olacaktır. Tüylenmesi istenilen bölgeye sürülerek devamlı uygulama yapılabilmektedir. Hemen etki göstermesi beklenmemelidir. Uzun vadede işe yarayacak bir yöntemdir.

 

Sık Sık Tıraş Etmek:

Yüzdeki en ufak tüyleri bile kalınlaştırmak isteyenler yüzlerine sık sık tıraş vurarak bunu büyük ölçüde başarabilmektedir. Her tıraş sonrası kullanılan özel yağlar ile kıl köklerini beslemek ve güçlendirebilmek mümkündür. Sarımsak da kıl köklerini aktive etme özelliğinde olduğundan kullanılabilecekler arasındadır.

7

Henüz yorum yok

Tüm Yorumları Göster

Bir yorum yazın